Candy

Candy

19 Aralık 2022 Pazartesi

Hayatta

 Selam,

Bir buçuk yıldır buraya bir şey yazmadığımı farkettim.İş ,ders çalışma,gezme vb derken çok ihmal ettim burayı.Bir de hayatta çoğu şeyi umursamama evresine geçtiğim için sanırım yazı yazmayı azalttım.Önceden içimi dökmeye gelirdim.Artık içimde bir şeyleri biriktirmiyorum.Hayatımda özellikle son zamanlarda çok değişiklik oldu.İlk olarak uzmanlık sınavını kazandım ve Ocak'ta yeni hastanede işe başlayacağım.Asistanlık nasıl olacak ,bakalım.Çok heyecanlıyım.İkinci büyük değişim de bir ay önce evlenmiş olmam.Sade bir nikahla evlendim.Arkadaşlarla eğlence yaptık.Her şey çok güzeldi.Bugün tam bir ay oldu.Alışmaya çalışıyorum.Bazen çok zorlanıyorum.Yıllardır tek yaşamaya alışmış biriyim ve bu da davranış ve sözlerimde etkili oluyor.Benden biz olma yoluna doğru yavaş yavaş gidiyoruz.Ben her şeyi kendi başıma yapmaya alıştığım için prensesler gibi olamıyorum.Son zamanlarda karşıma dişil enerji,eril enerji ile ilgili yazılar düşüyor.Eril enerjiyle doluyum resmen.Bir şeye ihtiyacım olunca talep etmeyi sevmiyorum.Aksine kendim yapmayı seviyorum.Aman ben hep böyleydim zaten.Eşim de biliyor sonuçta bunu.

Hayatımda beni zorlayan diğer bir şey,kendi başıma yaptığım şeylerin eşimi etkileyip etkilemeyeceğini düşünmek.Çok yorucu gerçekten.Yine de insanın hayat arkadaşının olması mükemmel bir şey.Sevmek,sevilmek insana kendini çok iyi hisseettiriyor.Uzun zamandır son bir buçuk yılım kadar mutlu olmamıştım.Umarım her zaman beraber her şeyi aşıp birbirimize sevgiyle bakabiliriz.

Taşınma işlerine de hemen başlamam gerekiyor.Ayın son günü nöbetten çıkıp buradan ayrılış yapmam gerekiyor.Çok az vaktim kaldı.Nöbet harici zamanlarda arkadaşlarımla veda buluşmaları yapıyoruz.Dün iş arkadaşlarımla yemeğe gittik.Yemek sonunda bana hediye verirlerken kendimi tutamadım,ağladım.4 yıl boyunca bir aile olmuştuk.Beraber ne zorluklara göğüs gerdik.Pandemide birbirimizden başkasını görmedik.Hepsini çok özleyeceğim.Umarım yeni iş yerimde de karşıma güzel insanlar çıkar.Yeni gelişmelerle buraya daha çok yazmayı umuyorum.Kendinize iyi bakın.

27 Mayıs 2021 Perşembe

Kapattım Penceremi,Kapılarımı

Yıllardır beni okuyanlar bilir,eğer içimi sıkıntı basarsa bisiklet turuna çıkardım üniversitedeyken.Geçen yıl bisikletim çalındığı için hayatımın bu detayına ara vermiştim.Zaten şu an yaşadığım yer bisiklet sürmeye pek uygun değil.Beni özgür ve rahat hissettirmiyordu aksine sürekli tetikte olmam gerekiyordu.Neyse,kışın bunaltıcılığı bitip bahar başlayınca içimde yine bir şeyler kıpırdanmaya başladı.Beni boğan bir şeyler vardı ve bunu aşmak için Edirne'de bisiklet sürmem şarttı.Bir şekilde nöbetlerimi ayarladım ve önce eve,oradan da bir günlüğüne Edirne'ye gittim geçen hafta.Özlediğim mekanlar,özlediğim aktiviteler ve gittikçe orada yaşayan sayısı azalan arkadaşlarım.Benim için huzur orası.Kimse kalmasa bile bisiklet turum için,Karaağaç'taki ağacım için gideceğim.Canım Edirne :)

Yeğenim 5 aylık oldu.Çok tatlı bir şey.Kız,halasına çeker derlerdi ,doğruymuş.Bakışları aynı ben.Sürekli gülüyor.Kucağıma ilk aldığımda ağlamaklı olmuştu ama beş dakika sonra hemen alıştı.Hep gülsün.

''Trt dinle'' diye bir uygulama indirdim.İçerikleri çok güzel ve reklamsız,ücretsiz.Radyo tiyatrosu,sesli kitap,arşiv dosyaları,her telden şarkılar ve daha birçok şey mevcut.Eksiklikleri de var ama yavaş yavaş halledilebileceğini düşünüyorum.

Hayatı sorgulamıyorum artık.İşe git,eve gel şeklinde yaşıyorum.Eve geldiğimde uyuyorum,şarkı dinliyorum ve dizi izliyorum.Yaşamak için yemek yapıyor ve yiyorum.Oturduğum yerden dışarıyı izliyorum.Penceremin kenarına kumrular konuyor,onlarla bakışıyorum.Akşamları balkonda uzanıp gökyüzüne bakıyorum.Rutinim böyle.Dışarı çıkmaktan nefret eder hale geldim ama bir konser,tiyatro olsaydı koşa koşa giderdim.Eski rutinlerimi özlüyorum.Normalleşelim artık. 

                                     

                                    Son günlerimin kahvaltı hazırlama şarkısı :D



13 Şubat 2021 Cumartesi

I'm Alive

 En son Ağustos'ta buralardaydım.İş güç aşırı yoğunlaşınca ben de kabuğuma çekildim.Bugün ağlama duvarı olarak kullanmak istiyorum burayı.Ne yalan söyleyeyim neşeli zamanlarımda hiç yazasım gelmiyor.Hesap et kaç aydır huzurlu ve mutlu olduğumu.Üstelik bir sürü saçma sapan hastalıklarla uğraştığım halde.Lenfomanın kıyısından döndüm.Çok şükür.Korkmadım ama uğraşmak istemedim.Neden benim başıma geliyor diye çok sorguluyorum hayatı.Geçen ay İzmir'e doktorumun yanına gittim.Hormonal bir rahatsızlığım var ve bana, ''üzülerek söylüyorum,maalesef anne karnında bir şeylere maruz kalmışsın.'' dedi.Hamileyken üzüldüğü bir şey olur,geçirdiği bir hastalık vb.Ama büyük ihtimal üzücü bir olay yaşadı ve onun da bende etkisi böyle oldu.Yapacak bir şey yok.

Affedemediğim olaylar var.Asıl onun için geldim buraya.İçimi dökmem lazım.Temmuzda garip olan o ilişkim bitmişti.Bak mesela ondan burada da hiç bahsetmedim.İyiydim çünkü.Bitmesini ben istedim.Daha doğrusu bitmesi için zemini  hazırlayan karşı taraftı,cesaret eden ben.Arkadaş kaldık.Bu aralar arkadaşlığı da bitirmek istiyorum.Kendime bir yük gibi hissediyorum bu durumu.Ve  her an aklım,kalbim yine karışacak diye korkuyorum.Belki de karıştığı için arkadaşlığı da bitirme kafasına girdim.Onu affedemiyorum.Bu durum beni çok üzüyor.Ona bazen yok yere kötü davranmama neden oluyor ve ben onun canını yakmak istemiyorum.Off nefret ediyorum karmaşık olan her şeyden.Ben ilişkilerde basitliği seviyorum.

Güzel haberlere geleyim.İki ay önce hala oldum.Yeğenimi iki hafta önce görmeye gittim.Tam bıcırık,yerim onu.Umarım iyi bir insan olur ve iyi niyetli insanlarla karşılaşır.Bir an önce büyüsün istiyorum.Yürümeye başlasın,konuşsun.Onunla bir sürü aktivite yapmak istiyorum.Tabii o da isterse.

Doğum günüm geçen aydı.Arkadaşım Bursa'dan gelerek sürpriz yaptı.Çok güzeldi.Böyle sevilmek,düşünülmek çok güzel.27 oldum.Çok büyüdüm.27 ... Söylemesi bile zor.Kendime bakıyorum da hiç öyle hissetmiyorum.Zaten minyon olduğumdan belli etmiyorum yaşımı ama ben davranış olarak da 27 olgunluğunda hissedemiyorum.Bir ortamda garip şeyler yapan biri varsa o ben oluyorum genelde.Nöbetlerde yorulup da oturan arkadaşlarımı görünce bir şarkı açıyorum.''Hadi oturmaya mı geldik ?'' diye dansa kaldırıyorum hahah.Yalnız bu aralar sürekli evlilik muhabbeti yapmalarından sıkıldım.Yaş artınca illa evlenmek mi gerekiyor? Kadınlara bu baskı niye? 

Bu aralar sürekli İstanbul'a yenidoğan bebek sevkine gidiyorum.Her an patlayacak bomba gibiler.Yenidoğan yoğunbakımdakilerle tartışıyorum her seferinde.Neden helikopter ambulans ya da uçak ambulans ayarlanmıyor,diye.Kara yoluyla ambulansın arkasında o kadar saat sarsıntıdan zaten sıkıntı yaşıyorlar.Geçen götürdüğümüz bebek arrest oldu.Çok zordu o anlar.Bebeği geri döndürdük çok şükür.Ama neden böyle işkence ediliyor hem bebeğe hem bize anlamıyorum.Uçak veya helikopter ayarlanana kadar hastanede stabil bir şekilde kalması daha iyiyken en az 5 saatlik yolda işkence çekiyor.Hastanede arrest olsa müdahale etmesi daha kolay üstelik.Hareket halindeki ambulansta,minicik alanda ve saçma sapan milattan önce kalmış bir kuvözde o bebeğe müdahale etmenin zorluğunu anlatmama gerek yok sanırım.

Oh,bayağı içimi döktüm.Rahatladım.Kendinize iyi bakın.Sağlıcakla kalın.




21 Ağustos 2020 Cuma

Bitmeyen Çile: Virüs C

Aylar oldu yazmayalı.Bunaldığım bir dönemdeyim.Coronadan,sürekli tulum giymekten bıktım.Üstüne yüzüm tuluma ve maskeye alerji geliştirdi.Yüzüm kaç aydır tanınmaz halde.Her yerinden garip sivilceler çıkıyor.Bu da moralimi çok bozuyor.
Geçen ay sevdiğim insandan ayrıldım.Garip bir şekilde gelişti olaylar.Gerçi sevgili değildik ama sevgili gibi bir şeydik işte.Ben bu çağa ayak uyduramadım.İsimsiz ilişkiler daha coolmuş.Bana göre olmadığını anladım.Ayrılık sonrası ilk zamanlar her şey ne güzeldi benim için.Boş yere beklentiye girmelerim bitmişti.Ve o yüzden arkadaş kalmakta sıkıntı görmemiştim.Şimdi yine zorlanmaya başladım.Sanırım arkadaşlığı da yavaş yavaş kesmeliyim.Ayrılıktan birkaç gün sonra insan niye öpücükler gönderip,sevdiğini söyler ki anlamıyorum.İsimsiz,cool bir ilişki içindeyken beklemiştim böyle şeyleri,sevgisini belli etmesini.Neyse işte karışık meseleler.Bir kere çözdüm.Bir daha çözerim.Sonuçta ayrılma kararını alan taraf bendim.''Sevmek de yetmiyormuş.'' Bu replik muhteşem.

Corona fena bezdirdi.Hatta ''ben de corona olsam da 14 gün yatsam'' diyorum.Filyasyon ekibinin çalışmalarını hiç beğenmiyorum.Ortalıkta saçma sapan çok iş dönüyor.Herkes alışılmış çaresizliğin pençesinde kıvranıyor.Bir an önce bitsin.Kış gelmeden bitsin.Şimdiden böyleyse kışın nasıl olur düşünemiyorum.Normal grip vakaları da işin içine girecek ve çok zorlaşacak her şey.Kendinizi koruyun lütfen.

Bugünümü Şeker Kız Candy'e ayıracağım.Tüm zorlukların üstesinden çok güzel bir şekilde geldi.Bana ilham olsun biraz.



9 Haziran 2020 Salı

Sabah Meleği

İnsanlar olarak birbirimize ne kadar da benziyoruz aslında.Yabancı kültürdeki insanlarla bile çok benziyoruz.Yabancı müziklerin altına yapılan yorumları okuyorum da birebir aynı şeyler.Biri çok acıklı bir anısını yazar ve herkes ondan çok etkilenir.Herkesin içten içe olaylara yüklediği anlam aynı.Bu kadar benzerlik varken neden birbirlerine düşmanlar? Neyi paylaşamıyoruz şu koskoca dünyada? Herkes,her şeye karşı nefret dolu.Kendilerinden farklı en ufak bir düşünceye bile tahammülleri yok.Güzelce yaşamak bu kadar zor olmamalı.Dünyadaki tüm kaoslar belirli insanların işine geliyor.Yazacak çok şey var da başka zaman artık.Bu konular beni çok geriyor.Ülke, ve dünya gündeminin çirkinliğine dayanamıyorum.

Bugünkü şarkım Juice Newton'dan Angel of The Morning.Bu şarkıyı ilk söyleyen Merrilee Rush ama ben Juice'den dinlemeyi seviyorum.

Bu aralar yine sorgulayan moddayım.Öz eleştiri yapıyorum.Başkalarını da eleştiriyorum tabii.Ama hiçbir sonuca vardığım yok.Kendimi üzüp duruyorum boş yere.Bu sorgulamaların dışında keyfim çok yerinde.Arkadaşlarla mesafelere dikkat ederek buluştuk.Hatta aylar sonra tenis oynadık.Altı aydır elime raketi almamıştım.Yine de kötü oynamadım.Bu yüzden çok sevinçliyim.O günkü tek sıkıntı sıcağın en yoğun olduğu saatte oynamak gibi bir yanlışlık yapmamızdı.Saçma sapan yandım.Hayatımda denize gittiğim zamanlar dışında yanmayan ben,ilk kez yandım.Böyle bir hatayı daha tekrarlamam umarım.

Beni bu hayatta en çok yoran şeylerin belirsizlik ve beklenti olduğunu anladım.Bir sorun olduğunda hemen çözülmeli,bir küslük olduğunda hemen barışılmalı.Dayanamıyorum yarım kalmış meselelere.Omuzlarımda bir yük olarak kalıyor.Keşke her şey,herkes net olsa.Bir de beklenti meselesi var ki of of.İnsan en samimi olduğu insanlara karşı bir beklentiye giriyor sanırım.Mesela beni çoğu insan üzemez.Umrumda olmazlar çünkü ama o çok sevdiğim dediklerimin bir lafı,bir hareketi beni inanılmaz düşüncelere sürüklüyor.Sevmiyorum bu durumu.Hayatımdan çıkarsam mı diye bile düşünüyorum.O kadar etkileniyorum yani.


Dün akşam Billy Elliot filmini izledim.
Müzikli,danslı,insanı hem gülümseten hem ağlatan çok güzel
bir film.Son sahnelerine bayıldım.İnanmak.
Bu kelimenin gücünü gördüm.





I won't beg you to stay with me
Through the tears of the day
Of the years,baby

3 Mayıs 2020 Pazar

Trip Atmak Değil Bu

Dipnot: Trip atmak,derdini açıkça söyleyemeyen
insanların yaptığı anlamsız davranışlara deniyormuş.
Ben trip atmıyorum hahah her şeyi çat çat söylüyorum :D
İnsanlardan,hayattan beklentilerimiz yoruyor bizi.Bu aralar karşıma sürekli bir insana ne verirsen onu alırsın tarzı yazılar çıkıyor.Kız/erkek arkadaşınızın sizi darlamasının nedeni sizin ona yeteri kadar ilgi,sevgi göstermiyor oluşunuz olabilir.Belki de ruh hastası insanlarla birliktesiniz,bilemiyorum.Ama ilki daha çoğunlukta bir neden gibi duruyor.Anlaşılamamak yoruyor insanı.Kendini ifade edememesi bireyleri hırçın yapıyor.Küçük bir çocuktan farkımız yok aslında.O evreyi hiç aşamıyoruz.İçten içe hep öyleyiz.Çocukken anlatamadığın için anlamıyorlar,büyüdüğünde ise işlerine gelmediği için anlamıyorlar.Bu aralar çok alınganım sanırım.İlgi,sevgi bekliyorum sevdiklerimden.Bunu görmezden geldiklerinde de hırçınlaşıyorum.Amacım kavga çıkarmak,tartışmak falan değil aslında ama iş,''niye trip atıyorsun,bunaldım '' vb. şeylere kadar gidiyor.Arkadaş,bunaldım diyene kadar iki şebeklik yapsanız nolur sanki ?Ben de bunaldım işte.İşten bunaldım,insanlardan bunaldım,tek başıma şu sevemediğim şehirde olmaktan bunaldım,nisan ayı başında yıllık iznimi kullanamadığım için bunaldım.Edirne'yi özledim,onun için bunaldm.Bunları anlamak,görmek çok mu zor?Hayır pms olduğumu da söylüyorum,tüm bu nedenleri de tek tek söylüyorum.Yani gayet alttan alınabilecek nedenlerim var.Üstelik bu yaptıklarım karakterime aykırı şeyler .İşte buradan bile anlamaları lazım.Bu kız normalde böyle bir insan değil demeleri lazım.Ama neredeee ?Aman neyse,daha da demem derdimi.Biraz kabuğuma çekilmenin vakti geldi.Kendimi ve çevremdekileri biraz sorgulamalıyım.Sonra yola devam ederim.Ağlamakla falan çözülecek iş değil bunlar.İyice mantıksızlaştım.Kendime gelmeliyim.Sanırım ben henüz ne istediğimi oturtamadım.O yüzden böyle şeyler oluyor.Sorun kısmen bende yani.Böyle davranmam saçmalıktı.Neyse,yine de kabuğuma çekileceğim.Aa bu arada çok güzel ders çalışıyorum.Bu istikrarla gidersem güzel şeyler olabilir.

11 Nisan 2020 Cumartesi

Sancılı Günler

Kendimi her zamankinden daha yorgun ve tahammülsüz hissediyorum.Çok çabuk sinirleniyorum.Dışarıda insan görünce delleniyorum.Ambulansın hoparlörünü açıp insanları uyarıyorum ama bön bön bakıyorlar.Vakaya gidince normalde adetim olmayan şeyler yapmaya başladım.İnsanlara her şeyi tek tek açıklardım,yorulmazdım ama artık bu kadar cahilliğe tahammülüm kalmadı.Geçen biri ''bizi hastaneye götürün,x hemşire gelin dedi.''diyor,sinirlendim.''Sizi şu an x hemşire muayene etmiyor,buranın sorumlu hekimi benim '' dedim.Of ya nefret ettiğim şeyler bunlar.Normalde hiç takmaz,işime bakar ve gerekli gördüğüm şeyi yapardım ama artık insanlara saçma sapan şeyler yaptıkları için kızıyorum.Mesela ekipteki diğer doktor arkadaşım da hıçkırığı geçmeyen bir vatandaşa vakaya gitmiş.Şaka değil.Güler misin,ağlar mısın? Bari şu zamanda böyle yapmayın,değil mi? Bir de siz evdesiniz ya hani o yüzden kimseyi görmüyorsunuz ama insanlar dışarıda arkadaşlar.Yıldım ben.Yerlere de kullandıkları maskeleri,eldivenleri atıyorlar ve hala daha yere tükürenleri görüyorum.Çok doluyum.Bu sadece gözlemdiğim birkaç şey.Başımıza gelen olayları anlatmıyorum bile ama şunu bilin eğitimli sandıklarımız bile cahil.Günlerce haberlerde o kadar şey anlatıldı ne olursa nasıl davranılması gerektiğine dair ama uygulayan,anlayan yok denecek kadar az.Ay neyse,yine de işe gitmekten mutluyum.
Hala olacağım ve bir kuzenim daha olacak.Yeğen ve kuzen ,ikisi aynı dönemde hayatımıza katılacak.Hala lafını hiç sevmem normalde ama yeğenim olacağını duyunca çok mutlu oldum.Abimlerle aram limoniydi ama bu haberle nedense bir anda herkesi affettim.Bir ay önce rüyamda görüp abimi aramıştım.Rüyalarım gerçekleşiyor.Bana diyor ki ''Bir hafta sonra cinsiyeti belli olacak.'' ,ben de ''Saçmalama abi ,o kadar kısa sürede ne cinsiyeti.'' dedim ve cevabı :''Sen rüyanda göreceksin ya '' hahah. Şimdiden ona ne alsam,ne okusam,ne dinletsem diye düşünmeye başladım.Ben böyleysem abimleri düşünemiyorum.Teyzemin de bebeği eminim çok tatlı olacak.''Bana verin o bebeği,siz de beni evlatlık alın.'' dedim hahah :D Bu arada teyzem dediğime bakmayın ,çok genç.Benden 4 yaş büyük.Aile içinde güzel şeyler oluyor yani.Sağlıklı gelsinler .
Aşk hayatım eh.Şu karantina günlerinde zamanımızı ne kadar heba ettiğimizi gördüm.Her şey çok başka olabilirdi.Şimdi ben neredeyim,o nerede.Ay neyse üzülmeyeceğim.Zaten bu ara her şeye ağlar oldum.Ben son beş aydır ne kadar huzurluydum.Corona olmasaydı şu an yıllık izin almış olacaktım.Eve gidecektim,Edirne'ye gidecektim.Edirne'de benim için değerli olan aktiviteleri yapacaktım.Bisikletçi amcaya gidecektim,Karaağaç'a gidecektim.Aylak mekanlarımı ziyaret edip anılarımı tazeleyecektim.Tam bir yıl oldu.Bunları düşündükçe üzülüyorum.Benim deşarjım o aktivitelerdi.Pek umudum olmasa da umarım bir an önce biter bu salgın.Kendinize çok dikkat edin,evde kalın ;)