Candy

Candy

22 Temmuz 2018 Pazar

Kim Kwang Seok

Kim Kwang Seok ...

Güney Kore'de 90'lı yılların efsanevi sesiymiş kendisi.Lakabı ''Şarkı söyleyen şair'' miş.Şarkılarındaki hüzne,aşka ulaşmak için bir kere dinlemek bile yetiyor .İnsanı peşinden öyle bir sürüklüyor ki gitmemek imkansız.Acı olansa ,32 yaşında intihar etmiş olması.Hayatının belki de en güzel döneminde...En azından müzik hayatı olarak zirve yaptığı bir dönemde.
Koreliler bir sabah ölüm haberiyle sarsılmış.Haklı olarak kimse inanamamış.Zaten ölümünün intihar değil cinayet olduğunu düşünmüşler.Şüpheli birtakım şeyler varmış.Fakat dosya intihar denilerek kapanmış.Yıllardır Koreliler onun anısına çeşitli etkinlikler yapıyorlarmış.Sokaklarda onun resimleri çiziliymiş.O kadar mutlu ki o resimlerde insan öldüğüne inanamıyor.


Heykeli

Sanatçını memleketinde adına bir sokak yapılmış ve o sokakta heykelinden tutun da duvar resimlerine kadar her şey varmış.Ayrıca sokak sanatçıları ara ara toplanıp onun anısına şarkılarını söylüyorlarmış.Gidip görmem gereken yerlere bu sokağı da ekliyorum artık.



İşte ben de sabahtan beri onun şarkılarını dinliyorum.Canım hiçbir şey yapmak istemiyor ve bu şarkılar bu moduma çok uyuyor.İki şarkısını çevirdim.Beğendiklerimi de çevirmeye devam etmeyi planlıyorum.Kafam dağılıyor en azından.Şimdi de birkaç şarkısını buraya bırakıyorum.
                          
                                        





*Görseller Google'dan ...

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Trafik Canavarı ...

Mezun olalı iki hafta oldu.6 yılı devirdim de geldim.Şimdi atamaları bekliyorum.Uzmanlık sınavına hazırlanıyorum.Okulun çıkardığı birtakım pürüzler var ,bakalım hallolacak mı ? Diplomamızı basmamışlar henüz ve haftaya perşembeye kadar tüm belgelerin Ankara'ya ulaştırılması gerekiyor.Eğer yetişmezse güzelim büyük atamayı kaçıracağız.Okul son kazığını da attı bize... Aileme dün durumu anlatıyorum,''Ben ne yapayım'' diyorlar :/ Ne diyeceğimi şaşırdım.Sanki onlardan bir şey yapmalarını isteyen oldu,sadece beni anlamalarını beklemiştim...Aile evi bir yerden sonra çekilmiyor.Alışmışım tek başıma yaşamaya,dayanamıyorum şimdi.Bir an önce atanıp yerleşsem diye beklemem bundan.Zaten onlar da beni çok çekemiyor hahah haksızlıklara sesimi çıkarttığım için,yanlışlarına hata yapıyorsunuz dediğim için ... Bunları da öyle isyan ederek değil gayet makul açıklamaya çalışıyorum ama dayanamıyorlar.
Bugün direksiyon sınavım vardı.Kaldım.Tüm eğitimleri çok güzel tamamlamıştım ama bugün kaldım.Çok iyi yaptığım bir manevradan kaldım üstelik.Ama kalmaktansa sinirimi bozan başka şeyler oldu.Okul geçidi güzergahında maksimum 30 km hızla gitmemiz gereken yerde bana gaza bastırıp sollama yaptırdılar.''Burası okul geçidi,30 km hızla gitmem gerek,yapamam dediğinizi '' dedim ve beni savunması gereken sürücü kursu hocası '' Onlar ne derse onu yap'' dedi.E o zaman eğitimi ben neden alıyorum.İstediğim her yerde hız yapayım diye mi ? Eğitimlerde yanlışlıkla 31'e çıktığımda niye bana yanlış yapıyorsun,biraz yavaşla dediniz.Bunun için miydi? Kurallara çok önem veren bir insanım ve nasıl olması gerekiyorsa öyle yapmaya özen gösteririm ama daha baştan böyle bir şeyle karşılaşınca şok oldum.Aa bir de bana iyilik yaptıklarını sanıp müdahale etmeleri yok mu ? Siz söylemeseniz de yapacağım ben onu.Neyin derdindeler anlamadım.Neyse sondan bir önceki yerde hata yapmam kötü oldu.Artık bir sonraki sınava hallederim.Umarım bu sefer her şeyi olması gibi yaptıran gözetmenlere denk gelirim.Aşırı hız nedir ya, hala sinirim geçmedi bu duruma ...


20 Nisan 2018 Cuma

Ukrayna Halk Müziği

Akşam saatlerinden beri bir şarkıya taktım ki sormayın.Rusça diye dinliyordum meğer Ukraynacaymış.Halk müziği ,zaten sözlerinden anlaşılıyor.Nasıl içime işleye işleye söylüyor sanatçı bir bilseniz.Rusça ve Ukraynaca ile hiçbir alakam olmamasına rağmen yüz bin kere(!) dinleyince şarkıyı ezberledim.Dayanamadım burada da paylaşmak istedim.


İyiyim bu aralar.Yeni bir staja başladım.Günlerim çok yoğun ama eğlenceli geçiyor.Geçende de Hüsnü Arkan'ın konserine gittik arkadaşımla ama hep eski şarkıları söyledi.Ezgi'nin Günlüğü'nden kalma şarkıları yani.Anlıyorum aslında,dinleyicilere ayak uydurmaya çalışıyor ama güzelim şarkılarından da söylese,araya sıkıştırsa keşke.Yine de çok güzel vakit geçirdim.Birkaç arkadaşla rastlaştık.Masamıza davet ettik.Özlem giderdik.Yalnız konserin sonuna kadar kalamadık.Belirtilen saatten 45 dakika sonra çıkmaları,saat on iki olduğu halde henüz yeni ara vermiş olmaları ve ertesi gün çalışacak olmamızdan dolayı dayanamadık.Haftasonu olsaydı o konser ah ah . 
Bisiklet turumu da hala yapamadım.Bu hafta ya da bir sonraki haftaya umarım.Bahar yorgunluğu ve iş yorgunluğu çok fena çöktü üstüme.Sabahları zar zor uyanıyorum.Neyse ki haftasonu gelebildi.Bol bol uyurum artık.Benden şimdilik bu kadar,uyku lafını açtım esnemeye başladım.İyi geceler ^^

3 Nisan 2018 Salı

Süper Güçlü Kırmızı Ceket

Bahar benim için tam anlamıyla geldi.En sevdiğim kırmızı ceketimi giymeye başladım.Ne zaman o ceketi giysem kendimi dünyanın en güçlü insanı gibi hissediyorum.Sanki süper güçlerim varmış gibi oluyorum.İlginç bir şekilde içim cıvıl cıvıl oluyor.Ayrıca bu hissi yaşatan her yerde açan sarı
hindibalar.O çiçekle ilgili müthiş bir anım var.Ne zaman her yeri kaplasalar o anlar aklıma gelir.Bir de o çiçeğin anlamı.''Sana aşkımı sunuyorum'' demekmiş ve ezilseler bile tekrar eski hallerine dönebiliyorlarmış.Aşk gibi işte.Karşı taraf ne kadar zorlarsa zorlasın aşık olduğun süre boyunca pes etmeden devam edersin.Sonra bir an gelir yılmış olursun ama o an öyle çabuk gelmez.İnatla tutunursun küçücük bir şeye bile.Ne zamanki kalbin,beynin yorulur bırakıverirsin.Son zamanlarda kadınların nasıl çok sevse de vazgeçebildiğini anladım.Bir nokta var ve oraya ulaşınca kafada her şey bitiyor ama bu bitişi kabullenme ve uygulamaya geçirme aşamasıyla biraz daha zaman geçiyor.Ufak bir şey olsa da ondan vazgeçmemi önlese diye umut ediliyor ya da tam tersi bir şey olsa da kolaylaştırsa vazgeçmemi deniliyor.Öyle işte.Gözlemlerim bu yönde,ne kadar doğru bilemiyorum.

Gelelim son zamanlardaki bana.Etkinliklere katılıyorum.Arkadaş buluşmalarına gidiyorum.Yakında bir konsere gideceğim.Nisanın sonlarına doğru Ankara'ya gitmeyi planlıyorum ama okulda bir engel çıkmazsa.Üç yıl önce de tam bu ayarladığım tarihte gitmiştim.Bayılıyorum aynı planların aynı zamanlara denk gelmesine.Olayı benim için daha unutulmaz yapıyor.
Bu aralar tek sıkıntım bisiklet turu düzenleyememiş olmam.İki haftadır aralıksız yağmur ve dolu yağdı.Benim en sevdiğim yerler nehirlerin taşmasıyla su altında kaldı.O yüzden güneşin biraz daha toprağı ısıtmasını bekliyorum.Sonra hem bedenimi hem ruhumu özgür bırakacağım.Geçen hafta o kadar ihtiyacım vardı ki bu tura.Öyle bunalmıştım ki bazı olaylardan dolayı.Bir türlü çözülmeyince kendimi bisiklet turuyla rahatlatmayı planlamıştım ama yapamadım.Mecburen gidip yüzleştim.Daha mı iyi oldu yoksa kötü mü bilmiyorum.Şu an bildiğim tek şey artık bazı şeylere hazır olduğum.Hazırım ama böyle olmayı istemezdim.Neyse hayat devam ediyor.Kırmızı ceketimi giyip süper güçlerimle oynamalıyım.


30 Ocak 2018 Salı

Bilmiyorum Ne Olacak ...

Bilmiyorum ne olacak ...

İçimde garip duygular var.Aslında eğlenceli bir haftasonu geçirdim.Dün de çok değişik bir rüyayla uyandım ve rüyada gördüğüm kişiye bunu anlattım.Anlatırken eğlendim.Zaman hep dursun istedim.Ama şubat geldi,çattı.Günler çok daha başka geçecek artık ve benim buna alışmam gerekecek.Sessizlik hakim olacak hayatıma.Gördüğüm rüyaları içimde tutacağım.Başımdan geçen garip olayları anlatamayacağım.Kızgımlığım daha da artacak.Sakinleşmem uzun sürecek.Kendimi üzeceğim bazen,ağlayacağım hatta.Özleyeceğim de bazı bazı.Aklıma gelecek birkaç ayrıntı.Susacağım,yutkunacağım.Bir şarkı çalacak ve gözlerim bir yerlere dalıp gidecek.Zaman ilerleyecek ve birgün bitecek.Bittiğinde nasıl olacak her şey? Bittiğinde ben nerede olacağım? Çabuk geçmelisin zaman.Bu sefer gerçekten göz açıp kapayıncaya kadar geçmelisin.


4 Ocak 2018 Perşembe

Özürsüz İnsanlar

Çok sıkıldım blog.Bugün insanlardan cidden nefret etme noktasına geldim.Sinirlerimi durduk yere bozuyorlar.İnsansız bir yere gitmek istiyorum artık.Başıma gelen birkaç olayı anlatayım da haklı mıyım,değil miyim sen karar ver.
Geçen hafta,nöbet ertesi kantinden simit vb. aldım ve tam ayağa kalktım ilerliyorum.O da ne?Sırtımda bir sıcaklık.Adamın biri bana çarparak sırtıma çay döktü.Kazadır anlarım ama insan özür dilemez mi? Bana dediği şey ''Sen de suçlusun.'' Ağzım açık kaldı.''Ne diyor bu adam?'' diyorum içimden.Adama da kızdım ''İnsan bir özür diler ''dedim.Ama suç bende ,sırtımda neden gözlerim yok ki? 
Bugünkü olay da yine kantinde geçiyor.Tam çayımı aldım ve sadece gövdemi döndürdüm ve pat.Kadının biri bana çarptı.Üstelik o alan sadece çay ve kahve alanı.Yani belli orada olan birinin elinde sıcak şeyler olacağı.Neden insan o yerden geçmeye çalışır ki ?Neyse çay elime döküldü ve ben bir anlık can acısıyla bağırdım.Kadın özür dilemeden yok oldu hemen.Kantinci kadın :'' Yanmamıştır yeeaaa '' diye bir yorum yaptı.Sinirlerim gerildikçe gerildi.Kantinciye ''Yandım'' diye bağırdım.Kadın ''Bana ne söylüyorsun,ben mi yaktım elini'' diyor.Şaka mısınız ya ? Cidden bu olanlar şaka mı? Nefret ettim insanlardan bugün.Biri beni yakar,diğeri saçma bir yorum yapar.Güzel dengemi böyle alt üst ettiler, sağolsunlar.
Evet gelelim bombayı patlatan olaya.Tüm bunlara sabrettim.''Boşver Feta,takma kafana ''dedim.Ama insanın içinde bir şey kalıyor ve onu da ufacık bir şey bile tetikleyebiliyor.Bana da öyle oldu.Yemeğimi mutsuz mutsuz yedim.Sporumu ihmal etmek istedim bugün.İsteğim azaldı anlayacağınız.Ve bir arkadaşım da hoşlanmayacağım bir konu açarak bombayı patlattı.Niyeyse içimdeki tüm bombaları aniden patlatabiliyor bu şey.Şimdi de insanları sevmiyorum diye ağlıyorum.Onlar da bana bayılıyordu zaten.Aa bir de kendime kızıyorum.Daha önce yazmışımdır sonunun nasıl olacağını bildiğim bir şey yapacağımdan.Yaptım ve gördüm o sonu.Şimdi madem içimdeki her şeyi döküyorum diye onu da ortaya çıkardım ve bir de onun için kızıyorum kendime.Sonunu biliyorsan düşünüp üzülmeyeceksin.Bu kadar basit aslında.


Bu aralar sürekli Tom Waits dinliyorum.
İyi dinlemeler ...

25 Aralık 2017 Pazartesi

Yıllar,Mutlu Yıllar

Uzun zaman olmuş yazmayalı.Yoğunluktan buraya vakit ayıramıyorum.Akşam yemeğini yerken uyuyakalıyorum bazen.Herkes geçecek bu günler,rahat edeceksin diyor.Hı hı evet...

Yeni yıl da geldi çattı.Bu yılın değerlendirmesini yapmak isterdim ama inanın aklıma bir şey gelmiyor.Sanki bu bir yılımı çok severek geçirdiğim birkaç ay oluşturuyor,gerisi boş gibi.Belki de ömrümde sadece bu birkaç ayı hatırlayacağım ve ''iyi yaşadık,güzel yaşadık '' diyeceğim.

Bu yıl,son öğrencilik yılım.Arkadaşlarla sona geldik.O yüzden hepsiyle bol bol vakit geçirmek istiyorum ama kış ayı benim için üşengeçlik ayı.Herkese baharda buluşalım diyorum :) Arada özlem gidermek için geçmiş yıllardaki fotoğraflarımıza bakıyorum,onlarla avunuyorum.Ne çok şey biriktirmişiz.Ne çok şey yaşamışız.Özleyeceğim üniversite yıllarımı.

Yazmaya yazmaya duygularımı aktarma yetilerim azalmış.Zaten düşünce seansları da uygulayamaz oldum.İyi geliyordu bana.Gelişimimi görüyordum,kendimi daha iyi tanıyordum.İçimden bir ses büyük bir patlamanın yaklaştığını söylüyor.O kadar biriktirirsem olacağı bu.
Hayatımın nereye gideceğini de hiç düşünmüyorum artık.Ne hali varsa görsün modundayım.Ama kendime arada bir hatırlatmam gereken bir şeyin olduğunu gördüm.Kesinlikle bu konuda taviz vermemeliyim.Herkesten,her şeyden uzak olunca sanki çok iyiymiş gibi geliyor o uzak olunan şey ama öyle değil.Her şey bir süre sonra eski haline döner.Bunu unutmamalıyım işte.

Herkese mutlu yıllar ^^
Şuraya da yılların özeti bir şarkı bırakayım ;)